January 2011
33 posts
Beş Duyulu Markalamaca!
Kitle iletişim araçlarının çoğu bizlere yalnızca iki kanal üzerinden ulaşıyorlar; biz yine de kayıt işlemini beş kanal üzerinden gerçekleştiriyoruz. Birçok büyük marka bu durumun farkına varmış durumda. Rolls Royce da aldığı şikayetler üzerine fark etmiş bu durumu. Marka, yeni modellerinin eski modeller gibi olmadığı yönünde şikayetler alınca, kolları sıvamış ve aradaki farkın ne olduğunu bulmuş:...
Az önce Siyaset Meydanı’nı izlerken fark ettim… Bu ülkede insanlar hala düşüncelerinin birileri için önemli olduğunu sanıyor. Şaşırtıcı…
Neyse o değil de, bu aralar acayip Counter oynayasım var. Bir güzellik yapıp getirseniz bana şu oyunu, final dönemi sancılarını da geride bırakmışken birazcık kafa dağıtsam…
insan miyop olunca mutluluğu uzakta aramıyor
– umut sarıkaya (via alpiere)
Be kind, for everyone you meet is fighting a hard battle.
– Plato
Can Bonomo - Şaşkın
“Nothing is so commonplace as to wish to be remarkable.” (Hiçbir şey dikkat çekme arzusu kadar sıradan değildir.) der Shakespeare.
İnandıkları, düşündükleri uğruna savaşanları öldürenler dikkat çekmek istemişlerdi belli ki. Belki de bu kadar sıradan oldukları için unutuldular.
İnandıkları uğruna savaşanlar ise sonsuza dek hatırlanacaklar…
Özeleştiri
“En büyük özveriler benden çıkar. Yine de bencil buluyorum kendimi. Bencil değil de, egemenlik tutkusu içindeyim galiba. Hep müritlerin yanında rahat etmişim. Tembelim. Kuşkucuyum. Her işi son güne bırakıyorum. İlk barışma girişimi benden gelmez. Daha büyük bir kusurum: bunların bir bölümüne erdemmiş gibi sarılıyorum. Fazla gevezeyim. Büyük toplantılarda hiç konuşmadığım halde, küçük...
Burçlar değişti mi acaba sorusuna bir sitede...
Kafeini paraya 'çeviriyorum'...
“Şu dokümanı da araya sıkıştırır mısınız Gözde Hanım?”, “Bu dokümanın yarın sabah Sağlık Bakanlığı’na ulaşmış olması gerekiyor”, “Gözde Hanım siz en iyisi diğer dokümanlara şimdilik ara verip bunu çevirin, bu daha acil”… diye uzayıp giden cümleler dönüyor sabahtan beri kafamın içinde.
Peki kendimi hangi araya sıkıştırıcam ben?
Ülkemizdeki çeviri...
Yeni bir underground fetişi mi doğuyor?
2009 yılında Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu sinema salonlarında gösterilen alkollü içecek reklamlarına kısmi yasak getirmiş, alkollü içecek reklamlarının gıda ile ilişkilendirilmesini yasaklamıştı.
Şu sıralar tartışılmakta olan içki yönetmeliği bu durumu daha da ileri taşıyor. Bu yönetmeliğe göre yılbaşı sepetlerine içki koymak yasak. TAPDK yönetmeliğin 23. maddesinin 1. bendi, ...
Forma var forma var :)
İngiltere’den Hull City kaplan lakabını fazla ciddiye almıştı…
Japon takımı Shimizu S-Pulse ile kısa bir Uzak Doğu turuna çıkmak isterseniz, bu formayla yolunuzu kaybetme ihtimaliniz yok. Futbol sahası dışında harita görevi görüyor.
ABD takımlarından Colorado taraftarlarının şerif karşısında mahçup olmasını istemiyordu. Krampon tercihi de merak konusu ayrıca.
Genç bir Dundee...
Mutlu Dükkan :)
Kuzenimin doğum günü için hediye arayışına girdiğim dönemde tanıştım Mutlu Dükkan’la. Mutlu Dükkan; hem yiyenleri hem de görenleri mutlu eden neşeli kurabiyelerin, cup cake’lerin satıldığı bir blog. Mutlu Dükkan’da herkes için ayrı bir seçenek mevcut. Siteden beğenmiş olduğunuz herhangi bir modeli seçebileceğiniz gibi, Zeynep Hanım’a anahtar kelimeleri verip kurabiyeleri...
Cupcakelerden iPhone
cilektarlasi:
Eczanelerde pansuman için alkol satılması... →
bickinbiskuvi:
neyse ki ben tentürdiyot içiyorum. bırakamıyoruz da mereti. arkadaşım mesela sıvı reşo* içiyor, ona da bir yasak yok sanırım.
*ispirto markası
Parçalı-bulutlu cümlecikler
“Advisor’ım schedule’ımı reject etmiş. Neyse, ders çıkışı steps’te buluşalım shuttle’la çıkarız” diye devam eden cümlecikler dizisi ve daha fazlası.
Boğaziçi’ne geleli beş sene oldu, hala alışamadım bu duruma. Tercümanlıkta okuyorum bir de, ayıp bana! Türkçe konuşurken neden araya bu kelimeleri sıkıştırır insan? Daha mı ‘cool’ görünür o zaman...
Evim güzel evim :)
On gün sonra yeniden evde olmak, daha da önemlisi sağlıklı olmak güzel…
Hasta olduğum süre boyunca saat başı beni arayan, bana çorba getiren, kısaca beni gerçekten sevdiğini gösteren herkese teşekkür etmek için geç bile kaldım sanırım. Hem pek dikkat etmediğim sağlığımın hem de sevdiklerimin değerini anladım resmen. Gidip marketten poşet poşet meyve ve yeşil çay aldım :)
Hatta özleme...